DD250
Müzik=hayatın anlamı diyen, annesinin favori grubu queen olan, babası dünyayı dolaşan, dünyanın en iyi müziğini abisinin yaptığını savunan, hiç bir müzik aleti çalmayı beceremeyen, sadece dinlemeyi seven bir varlıkım ben!
:: YOKOLUS PLANI - 27 Aralık 2006 Çarşamba
Anasayfa //
Bize Yazın //
Hakkımızda //
Site Haritası //
Gizlilik İlkesi //
Kullanım Koşulları //
Reklam
All articles, eassays, art works are copyright their respective authors. All RightsReserved © 2006 - 2010 | Herkesdinlesin.com
[ site is designed by herkesdinlesinWebTeam ]
eternal sunshine of the spotless mind
Genel:xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Uzun süredir tuvaletten çıkıp, ofis odama yürürken kocaman gülüyorum. Ne çıkardığıma bakarak gülmüyorum da, “penguen” okuduğum için gülüyorum.
Alpay Erdem’e çok gülüyorum, Ohannesburger’e gülüyorum. Patates baskı bölümünde özellikle Ronaldinho ve Elvan Abeylegesse benzetmesine gülüyorum. Yiğit Özgür’e zaten çok gülüyordum, hala daha gülüyorum…
Altay Öktem falan derken, kısacası penguen’in %80’ine gülüyorum…
Çok iyi geliyor. Tuvaletten çıkarken hem rahatlamış, hem gülmüş oluyorum. İtiraf.com çıktısı almadığım için kâğıttan tasarruf etmiş oluyorum (aman yanlış anlaşılmasın, zaten müsvedde kâğıtlara çıktı alıyordum).
www.herkesdinlesin.com a üye oldum, herkesi dinliyorum. Ama hep herkesdinlesin’de gezerken bir tek ben dinliyim diyorum J
Eternal Sunshine of the Spotless Mind:
Önemli not, filmi izlemek isteyenler yazının devamını okumasın J
İşte bu film Michel GONDRY (saygı duruşu) adlı muhteşem yönetmenin filmlerinden birisi.
Buaralar Michel Gondry’nin yeni bir filmi gösterime girdi. Senaryosunu da kendisi yazmış. “Rüya Bilmecesi”
Deniz sağolsun, “Eternal Sunshine of the Spotless mind” filmini kiraladı. 2 paket cheetos yedim filmi izlerken.
Filmin konusu, 2 yıla yakın bir süredir birlikte olan bir çift, ilişkileri sıradanlaşmaya /zıtlaşmaya başlayınca ve “aşk” azaldıkça birbirlerinden kopuyorlar ve kız “Lacuna Inc” diye bir şirket sayesinde hafızasından erkek arkadaşını sildiriyor. Filmde her ayrıntı düşünülmüş.
Meselâ kızın tanıdığı herkese bir kart gidiyor. Kartta yazan yazı:
Clementine Kruczynski, Joel Barish’i hafızasından sildirdi. Lütfen kendisine geçmiş ilişkisinden bahsetmeyin! yazıyor. Kız kesinlikle hiçbir şey hatırlamıyor erkek arkadaşına dair. Joel bunu öğreniyor ve Lacuna şirketine gidiyor. Ona ne yaptıysanız bana da yapın diyor. Anılarını kendisi uyurken başlıyorlar silmeye. Sondan başa doğru olan anılar başlıyor silinmeye. İlişkinin sonlarından başladıkları için önce çirkin anılar silinmeye başlıyor. Sonra, en mutlu zamanlarına geliyor yavaş yavaş ve Joel birden farkediyorki bu anıların silinmemesi gerek. Çünkü çok mutlu o anılarla! Bilinçaltında bu durumu engellemeye çalışıyor ama işlem bir kere başladı ve tüm anılar silinecek her şekilde!!!
Filmin devamını yazmıyorum J
Bence gerçekten çok güzel bir film. Keyifle izledim. Denizle sürekli kısık bi sesle “yaaa, hayıırrr” larımız oldu. Güldük…
Bittikten sonra düşündüren filmleri izlemeyi çok özledim. Luc Besson ve Tarantino’yu da cok seviyorum ama onların yaptığı filmleri izleyip bitirdikten sonra çok düşünmediğimi farkettim. Onların filmlerinde genelde ya bir burukluk oluyor ya da çok gülüyorum.
Halbuki “eternal sunshine of the spotless mind” bittikten sonra, sabah uyandığımda ve şuanda bile hala düşünüyorum. Böyle bir fırsat geçse elimize hangi anılarımızı silerdik?
Okadar çok düşündümki sildirecek hiçbişey bulamadım J Hatta gözümün önünde olan ve beni aylarca etkileyen trafik kazasını bile sildirmek istemezdim.
Anılarımızla, hayat tecrübelerimizle büyümüyormuyuz sizce de?
J
Hayat boyu güzel anılarınız olması dileğiyle!! Sevgiyle kalın, Neslihan
12/13/2006 3:29:14 PM | 0 kişi yorum yapmış